Gezegende Gezinip Durmak

Gezegende Gezinip Durmak

PAYLAŞ

Bundan yaklaşık kırk gün önce bana “eline bayrak alıp sokakta yürüyeceksin” deseler gülerdim herhalde…Bir gün kumbaranın taşacağını hissediyordum ama ne zaman ve nerede olacağını tahmin edemiyordum.

Çok önce askerimiz, bilim adamımız, gazetecimiz , aydınımız terörist oldukları gerekçesiyle hapse atılmıştı. Şaşırmış, korkmuş, susmuştuk. AVM yapmak için ağaç kesilmesini önlemek amacıyla, toplanıp nöbet tutan gençlerin çadırlarının ateşe verilmesiyle başladı her şey. İnsanlar öldü…Binlerce insan yaralandı. Gencecikti çoğu. Onlarca gencin gözleri kör oldu. Her birinin acısını içimizde yaşadık. Hiç tanımadığımız insanlar için gözyaşı döktük. Olanlara inanmakta millet olarak güçlük çektik. Polisin savunmasız, silahsız insanlara kullandığı şiddeti gördü gözlerimiz. Hala olanları göremeyenler de yok değil ama şimdiye kadar yönetimin en ateşli savunuculuğunu yapan insanlardan dahi son olaylardan sonra yanlış tarafta durduklarını fark edenler oldu. Eylemler bizi gelecek adına umutlandırdı öyle ki, hayatımda ilk kez bayrağımı alıp yürüyüşe katıldım. Birinci haftanın sonunda Gezi Parkı’ na yapılan baskınla Park boşaltıldığında tam umudumuzu yitirmiştik ki, bir genç çıktı sadece DURDU. Evet, hiç bir şey yapmadan öylece Atatürk Kültür Merkezi’nin karşısına geçti ve DURDU. Sonra herkes durdu. İstanbul’da durdu, Ankara’da durdu, İzmir’de,Mersin’de, Eskişehir’de neredeyse tüm Türkiye’de ve hatta diğer ülkelerde insanlar durdu. İşte o duruştan sonra anladık durmanın ne büyük bir eylem olduğunu…Bu duruş bize bundan sonra durmamamız gerektiğini öğretti. En umutsuz anlarda adını “orantısız güç” koydukları zeka dolu esprilerle yeniden başlamayı ve yenilmemeyi öğretti.

Bir Cevap Yazın