Yalnızlık; Anasız, Babasız kalmaktır!

Yalnızlık; Anasız, Babasız kalmaktır!

PAYLAŞ

” Baba! Aşk nedir? Ayrılık nedir? Yalnızlık nedir? ”

Aşk gördüğünü sevmek midir, yoksa yürekte hissetmek midir?
Ben gördüğümü değil, yürekte hissettiğimi sevdim Baba.
Bir dikili ağacım olmasın, kalacak yerim olmasın, aşım suyum olmasın ne çıkar ki? sen yanımdayken Baba.

Ben seni sevdim Babam.
Toprağın yağmuru,
gündüzün güneşi,
gecenin yıldızları,
Aşıkların rüyalarda buluşmayı beklediği gibi, hasretle, özlemle ve sadece yüreğimle sevdim seni.
Aşk nedir diye sorsalar; Aşk, Babam’dır derim tereddüt etmeden. Kızsa da, sitem etse de, bakışlarıyla korkular salsa da, küsse de çocuklar gibi, yeri geldiğin de vursa da benim Aşkım Babamdır derim.

Bana ayrılık nedir diye soran olsa; Babamın bu dünyadan göç etmesi derim.
Çünkü, ayrılık dediğin; geri dönüşü olmayan, her şeyi, herkesi, neyi var neyi yok ardında bırakmaktır ve bir kez dönüp geriye bakmamaktır. Aynı dünya da nefes almamaktır. Gözün aradığın da hiç bir zaman bulamayacağındır. İşte ayrılık bu kadar acımasızdır ama ayrılık dediğin böyle olmalıdır.
Ayrılık zordur. Zordur yapayalnız bırakılmak, aradığın da bulamamak zordur kalanlar için. Güvendiğin dağın yıkılması ve altında ezilmek zordur. Aşk, meşk bir yana; ben en büyük, en gerçek olan ayrılığı Babamı kaybedince yaşadım.

Yalnızlık; Anasız, Babasız kalmaktır. Tutunduğun dalların birbir kırılması ve kaldıranın olmamasıdır yalnızlık. Tutunamayanlar ailesine üye olmaktır. Dünyada milyarlarca insan olduğu halde; gözünün iki insanı arayıp bulamamasıdır yalnızlık.
Sokaklarda peçete, su satarak bir ekmek parası kazanmak için yalvaran çocukların; gazete kağıtları üzerinde uyumak için kıvrandıkların da, bir elin başlarını okşamasını beklemesidir. Yalnızlık ağırdır. Aşkların bıraktığı yalnızlıkları birileri bir şekilde gelip kovabilir ama Annenin, Babanın bıraktığı yalnızlığı hiç bir kimse kovamaz. Ömürlük yakanda kalır o yalnızlık. Kovsan gitmez, atsan gitmez. Sol yanın da hep bir boşluk, o boşluğu kim doldurabilir ki? Hiç kimse…

Hangi kız Annen olabilir, veya hangi erkek Baban olabilir?
Sen o kızı, erkeği; Annen gibi, Baban gibi sorgusuz sualsiz, karşılıksız, ölümüne güvenerek sevebilir misin? Sevemezsin. Sevginin sınırını aştığı tek yerdir; Anne ve Baba sevgisi…

Aşk, sevgi: Anne ve Baba da güzel durduğu kadar kimsede duramaz ve hiç bir kimse Aşkı onlar kadar tertemiz taşıyamaz.

ANNE BABA SEVGİSİ
Hz. Musa (a.s) bir Gün duasında
Ya Rab! Cennette benimle oturup kalkacak arkadaşımı bilmek istiyorum, kimdir? Diye sordu. Cenab-ı Hak
Ya Musa! Filan ülkeye git; orada bir kasap vardır. Cennette o kasap senin arkadaşın olacaktır, buyuruldu.
Hz. Musa o beldeye gitti,tarif olunan kasabı buldu ve bir müddet onu gözetledi. Akşam kasap çantasına bir parça et koyup dükkanını kapayarak evine giderken, Hz. Musa ona selam verdi ve sordu:
Misafir kabul eder misin?
Kasap memnuniyetle ve güler yüzle kabul etti, birlikte evine gittiler. Ev sahibi getirdiği eti pişirdi birde çorba yaptı. Sonra tavana asılı büyük bir sepeti indirdi. Bu sepette çok yaşlı ve zayıf bir kadın vardı, ona pişirdiği çorba ve etten yedirdi. Üstünü başını temizledi,bütün hizmetlerini gördü. İhtiyar kadını tekrar sepete koyarak tavandaki yerine asarken, kadın ona bir şeyler söyledi. Kasap başını sallayarak güldü. Bu işleri bitirdikten sonra sıra misafirini ağırlamaya geldiğinde, özür dileyerek Hz. Musa’nın yanını geldi.
Olup bitenleri hayretle izleyen Hz. Musa, kendisine sordu.:
Kim bu kadın?
Anamdır. Çok yaşlı olduğundan kendisine böyle hizmet ederim, dedi. Musa aleyhisselam:
Peki, dedi. Sen onu yedirip içirdikten sonra sepete koyarken sana bir şeyler söyledi. Çok merak ettim, ne dedi acaba
Kasap güldü ve:
Onun bir duasıdır bu, dedi.
(Allah’ım oğlumu cennette Hz. Musa ya arkadaş et.)
Hz. Musa bunu işitince:
Müjdeler olsun, dedi. Musa benim sen de benim cennetteki arkadaşımsın.

images

ANNE – BABA
Bizi dünyaya getiren besleyip büyüten anne ve babamızdır. Onlar olmasaydı biz de olmazdık. Bu yüzden anne ve babamızın üzerimizde sayılamayacak kadar hakları vardır. Bunun için onlara iyilik yapmamız gerekiyor.
Bir gün bir alimin huzuruna biri gelir ve şöyle der:
ben anneme karşı her türlü görevimi yaptım. Hatta kendi sırtımda taşıyarak hacca getirdim. Haccın bütün kurallarını sırtımda yaptırdım. Şimdi ben anneme karşı görevimi tam anlamıyla yapmış sayılır mıyım?
Alim şöyle cevap verir.
Sizin bu Güne kadar annenize yapmış olduğunuz şeyler, hamileliği esnasında karnına vurduğumuz bir tekme bedeli bile değildir.
Anne ve babaya saygılı olmak,iylik etmek en önemli görevlerimizdendir. Bu nedenle onlara karşı bıkkınlık anlamına gelen söz ve davranışlardan her zaman kaçınmamız gerekir.
Sevgili peygamberimiz; “Ana ve babanıza iyilik edin ve ihsanda bulununuz ki,çocuklarınız da size itaat etsin ve saygı göstersin.”
Ana Hakkı
Sahabilerden biri bir gün Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize sordu:
Ey Allah’ın Resûlu! İnsanlar arasında iyi davranmaya en lâyık olan kimdir?
Annendir.
Ondan sonra kimdir?
Yine annendir.
Daha sonra?
Yine annendir.
Sonra kimdir?
Baban.

Peygamberimiz bu cevabı,ananın hakkını bütün açıklığı ile ortaya koymaktadır. Çocuğun yetişirken ruhen gelişmesinde, Sağlıklı ve dengeli olmasında anne en lüzumlu, en kıymetli varlıktır. Çocuğa köklü bilgileri öğreten de annedir.
Bizleri karnında taşıyan, kendi vücudunda besleyen, dünyaya getiren, her türlü sıkıntımıza katlanan, uykusunu, rahatını bizim için feda eden annemizdir. Ondan sonra aynı fedakârlıkları esirgemeyen; ömrünün sonunu kadar sevgi ve şefkat kanatları altında altında koruyan yine annemizdir.
Baba Hakkı
Anne hakkından ne kadar söz etsek yeridir.Çünkü anneler buna lâyıktır. Babaların hakkı da önemlidir. Aile ocağını tüttüren babadır.Bunun için Baba ocağı denmiştir. Baba, bizim geleneğimizde aile reisidir. Evin kazancı, geçimi, dışarıdaki bütün ihtiyaçları –anneler de çalışmakla birlikte genel olarak babaya aittir. Baba ailede otoriteyi temsil eder.
Babalarımıza da minnet ve şükran borçluyuz Bizim kültürümüzde baba velinimet olarak bilinir.Anamız gibi babamıza da derin bir saygı, samimi bir sevgi duymalı ve onlara güler yüz göstermeliyiz. Bakıma muhtaç olduğu zaman babamıza da öf demeden gereken yakınlığı göstermeliyiz. Onlara sert söylememeli, sert konuşmamalı ve asla onları incitmemeliyiz.

Bir Cevap Yazın